|
Ahmet Emin Yılmaz'ın Kaleminden
Zaman çok hızlı bir şekilde akıp gidiyor… Akıp giden zamanda iz bırakan olabilmek de çok önemli. İnsana, değerlere, yaşama, yöreye, kültüre ait geçmişten gelen içleri bugünün ortamında yoğurup geleceğe miras olarak devretmek aslında hem bireylerin, hem kurumların, hem sivil toplum yapılanmalarının görev ve sorumluluk alanı.
Nitekim…
Her seferinde, temsil ettiği kitlenin özellikleri nedeniyle Bursa’nın en güçlü ve etkin sivil toplum örgütü olduğunu vurguladığımız Dağ-Der Başkanı Erkan Aydın geçen yıl gazetecileri sabah kahvaltısına davet ettiğinde, önümüze Güney Bursa adıyla yayına başlayan dergiyi koymuştu.
Dergi…
Aslında Dağ-Der’in yayın organıydı. Ama alışılmış dernek yayını dergilerden çok farklıydı.
En önemli farkını da o gün Aydın açıklamıştı:
“Güney Bursa adıyla yayınına başladığımız dergiyi yalnızca Dağ-Der’in yayın organı olarak görmeyin. Bu dergi aynı zamanda Bursa’nın yerel kültür dergisidir.”
Gerçekten de…
Sefer Göltekin’in titiz çalışmalarıyla yayına hazırlanan ve onikinci sayısı yayınlanan Güney Bursa geride bıraktığı bir yıl içinde hedefine ulaşan bir yayın oldu.
Üstelik…
Yerel kültür dergisi özelliğini dağ bölgesinin yanı sıra, Bursa’nın her köşesindeki halk kültürü ile buluşturdu. Dergide yayınlanan ve her biri tablo değeri taşıyan fotoğrafları da, kısa adı Bufsad olan Bursa Fotoğraf Sanatı Derneği sağladı.
O bakımdan…
Hem böyle bir derginin kararını verip yayınına başlayan Dağ-Der yönetimi adına Başkan Erkan Aydın’ı, hem de her sayısı bir birinden güzel ve değerli konularla bu yayını sürdüren Sefer Göltekin’i yürekten kutluyoruz.
Dağ-Der Başkanı Erkan Aydın bir yılın ardından bu sabah da Bursa medyasıyla bir araya geldi.
Güney Bursa’nın birinci yılı nedeniyle yapılan toplantıda Aydın’ın bir de sürprizi vardı. 2009 yılı içinde yayınlanan Güney Bursa dergileri ciltlenmiş ve özel sayı haline getirilmişti. Aydın, bu uygulamanın her yıl tekrarlanacağını ve böylece derginin kütüphanelerdeki yerini alıp ölümsüzleşeceğini söyledi.
Açıkça söylemek gerekirse…
Daha şimdiden 2010 yılı cildini beklemeye başladık.
Bu arada…
Toplantıdaki sohbet sırasında Aydın bazı gelişmeleri de paylaştı.
Örneğin…
Dağ bölgesinde yaşayıp Bursa kent merkezine gelenlerin yıllardır ilk durak yeri olan ve o nedenle dağlılar için çok özel bir yer olarak bilinen Tahtakale’de Dağ-Der’in satın aldığı 150 yıllık bir Bursa Konağı’ndaki restorasyon çalışmalarının sona yaklaştığını söyledi.
Burası…
DKM kısa adıyla Dağ-Der Kültür Merkezi olarak haftanın 7 günü 24 saat yaşayan bir mekana dönüşecek.
Böylece…
Dağlılar için çok özel bir yeri olan Tahtakale, yakın gelecekte DKM’nin devreye girmesiyle dağ yöresi kültürünü yaşatan bir yer haline gelecek.
Dağ-Der yönetiminden başkanvekilleri İsmail Fedai ve Hüseyin Koçak ile yönetim kurulu üyeleri İhsan Aydın, Selami Acar, Ahmet Korkmaz, Alper Yaldız, Recep Koçdemir, Kamil Yılmaz, Mustafa Bay, Reşat Karış’ın da katıldıkları toplantıda Başkan Erkan Aydın hazırlıklarını yaptıkları bir de büyük projeyi paylaştı:
“Her yıl Dağ-Der olarak 125, köy dernekleriyle beraber toplam 200 üniversite öğrencimize burs veriyoruz. Ama yöremizde kız öğrencilerin okuyabilmeleri için yurt yok. Bursa Fan Kulüp’le imzaladığımız kardeşlik protokolü sayesinde dağ ilçelerinde kız öğrenciler için yurtlar yapacağız.”
Bu arada…
Aydın’ın bir de kırgınlığı var:
“50’li yıllardan beri her dönem dağ bölgesinden bir milletvekili mutlaka oldu. İlk kez bu dönem milletvekilimiz yok. Gerçi dağ bölgesinden sorumlu olan arkadaşlar ilettiğimiz sorunlarla hemen ilgileniyorlar ama bizden birinin olması tabii ki en büyük arzumuz.”
Okan Tuna'nın Kaleminden
Dağ-Der'in iki özel
projesi takdire şayan
Her ne kadar;
Bursa'nın 17 ilçesinden biri olsalar da, dağ ilçeleri olarak nitelendirilen Orhaneli, Keles, Büyükorhan ve Harmancık, ne yazık ki Bursa'nın en geri kalmış ilçeleri.
Ve;
Yıllar yılı da sıralama böyle.
Öyle ki;
Bu ilçeler, TÜİK'in Türkiye genelindeki gelişmişlik sıralamasında, Güneydoğu'daki pek çok yerleşim yeriyle ya hemen hemen aynı seviyede görünüyor, ya da bir kaç basamak üzerinde.
4 ilçenin de en büyük sorunu göç ve eğitim.
Tabii, bu göç Bursa'nın göç sorunu gibi değil, tam tersine.
Çünkü insanlar dağ ilçelerinden göç ediyor.
Ve;
Bursa'da yaşayan dağ kökenlilerin sayısının da 250 bin civarında olduğu zannediliyor.
4 dağ ilçesinde ise kalan toplam nüfusun da 65 binler'e kadar düştüğü aktarılıyor.
İşte;
Hem bu gidişata "dur" demek, hem de 4 ilçenin her yönden ortak hareket edebilmesini sağlayıp, kültürünü de yaşatmak amacıyla 1986'da Dağ-Der isminde bir sivil toplum kuruluşu kurulmuştu.
Bu nöbet;
İki dönemdir, eczacı Erkan Aydın ve arkadaşlarında.
Genç yaşta üzerine büyük sorumluluk alan Aydın, dün sabah Hayat Lokantası'nda kurmayları İhsan Aydın, İsmail Fedai, Selami Acar, Hüseyin Koçak, Alper YALDIZ, Ahmet Korkmaz, Kamil Yılmaz, Recep Koçdemir, Mustafa Bay ve Reşat Karış'la karşımıza çıktı ve Dağ-Der'in projelerini anlattı.
Özellikle iki tanesi ilgimizi çekti.
Biri;
Tahtakale'de bir kaç yıl önce satın alınan 150 yıllık tescilli bir konağın, yakın bir zaman diliminde DKM (Dağ-Der Kültür Merkezi) olarak hizmete girmesi.
Diğeri de;
Bursa'da öğrenim gören özellikle orta öğrenimdeki kız ve erkek öğrencilerin barınabilmesi için birer yurt binası. Bu yönde Ali Ademoğlu başkanlığındaki Bursa Fan Kulüp'le de bir sözleşme yapılmış ki, bu işbirliği sayesinde yurt inşaatları için kaynak bulunması hedefleniyor.
Doğrusu;
Dağ bölgesinde büyüyüp, yetişen sonra da memleketinden iş nedeniyle ayrılan yeterli/donanımlı isimlerin, "memleketleri" ve "insanları" için çaba göstermeleri fazlasıyla takdire şayan.
Bursa Hakimiyet
Cennet Cankılıç'ın Kaleminden
Orhaneli, Büyükorhan, Keles ve Harmancık ilçelerimizin bulunduğu dağ yöremiz Bursa’nın güneyine denk geldiği için Dağ-Der her ay çıkardığı dergisinin adını“Güney Bursa”koydu.
Dergi 1 yıldır düzenli olarak çıkıyor.
Genel Yayın Yönetmenliğini Dağ-Der Başkanı Erkan Aydın’ın yaptığı, editörlüğünü Büyükşehir Belediyesi basın bürosunda birlikte çalışmaktan mutluluk duyduğum metin yazarı Sefer Göltekin’in üstlendiği derginin içeriği dağ yöresini sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan ele alan yazı, yorum ve belgesel nitelikli bilgi ile fotoğraflardan oluşuyor.
Genel açıdan bakıldığında Bursa adına tam anlamıyla dağ yöremizi birebir anlatan arşiv niteliğinde…
Ayrıca Dağ-Der’in genç Genel Başkanı Erkan Aydın’ın da söylediği gibi Bursa’da yöre özellikli tek yerel dergi hüviyetinde.
Önceki sabah Merinos’taki Hayat Lokantası’nda Dağ-Der’in geçtiğimiz ay yapılan kongrede yeni seçilen daha doğrusu güven tazeleyen yeni yönetimiyle beraberdik.
Hem Dağ-Der’in yeni yönetiminin Güney Bursa’ya yönelik yeni projelerini öğrenme imkanı elde ettik hem de Güney Bursa Dergisi’nin bir yıllık tüm sayılarının ciltlenerek kitap haline getirildiğini gördük.
Derneğin iletişim ve medyadan sorumlu gazeteci arkadaşım İhsan Aydın’ın daveti üzerine gerçekleşen sabah toplantısına biz basın mensuplarının ilgisi de oldukça iyiydi.
Erkan Aydın’ın bu 2. dönem başkanlığı.
Yönetimde ayrıca bu isimlere ilaveten PTT Baş Müdürü İsmail Fedai, Büyükşehir Belediyesi Zabıta Müdürü Hüseyin Koçak, İbrahim Ferik, Mustafa Bay, Fethi Yıldız ve Selami Acar da yer alıyor.
Dağ-Der önümüzdeki yıl 25. yılını kutlayacak.
Tam çeyrek asır.
Dernek çeyrek asra yakışan etkinlikleri hayata geçirmeyi amaçlıyor.
İlk sırada da adını DKM koydukları Dağ-Der Kültür Merkezi konağını hizmete açma var.
Konak Tahtakale semtinde. 150 yıllık tarihi bina.
Amaçları bu binayı haftanın 7 günü 24 saat yaşayan bir kültür evi durumuna getirmek. Yani o derneklerin bildiğimiz, alışagelmiş lokal işletmeciliği değil…
Derneğin ikinci sıradaki çalışması eğitime yönelik.
Malum. Bölge Bursa’nın en yoksul kesimi. Eğitim öncelikli sorun. Özellikle ortaokulu bitiren genç kızlarımızın lise tahsillerinde kalacak yer sıkıntısı yaşanıyor. Taşımalı sistem bölgede ihtiyacı karşılamaktan çok uzak.
Dernek 4 ilçede yurt yapmaya hazırlanıyor.
Erkan Aydın’ın söylediğine göre Bursa Fan Clup ile ön protokol yapıldı. Ayrıca her yıl 200 çocuğa burs veriliyor. Şimdi sayının artması için çalışılıyor.
Dağ-Der Bursa’da örgütlenmesini tamamlamış ve güçlü bir kurumsal yapıya oturtmuş dernek olarak göz dolduruyor.
Özellikle 25. yılına geri sayımın başladığı bu dönemde idari, siyasi ve sosyal alanlardaki etkinliği daha da artmış durumda…Dağ yöresi ve kent merkezinde 300 bin kişiyi temsil ediyor.
Başkan Aydın bu bilinçle seçim atmosferine girildiği şu günlerde siyasi partilere
“Bölgemiz en az 2 milletvekili ile temsil edilmeli” mesajını vermeyi ihmal etmedi.
Olay Gazetesi
Türkan Genç'in Kaleminden
Bursa’nın dağ yöresini bir çatı altında buluşturan, Orhaneli-Keles-Büyükorhan-Harmancık Yardımlaşma ve Kültür Derneği (Dağ-Der), bünyesinde çıkarılan Güney Bursa dergisinin birinci yılını kutluyor.
Dernek yöneticileri, Merinos’ta basın mensuplarıyla buluşarak yürüttükleri çalışmaları anlattı.
Dağ-Der Başkanı Erkan Aydın.
Meslektaşım, Olay gazetesi yazarı İhsan Aydın da, Basın ve İletişim Komisyonu Başkanı.
Yönetimde bu kültüre gönülden hizmet eden değerli isimler var.
Dağ-Der’i anlatmaya gerek yok.
Bilen biliyor.
Ülkemizin bu yapıda bir başka sivil toplum örgütü yok.
Onlarca köy derneğini ve üniversiteli dağlı gençler topluluğunu bünyesinde barındıran güçlü bir oluşum.
Yörenin ve yöre halkının refahı, mutluluğu ve aydınlık geleceği için çalışıyorlar.
Hem de çok uzun yıllardır.
Gelecek sene, kuruluşunun 25. yılını kutlayacak.
Güney Bursa dergisinin mimarı, yöre insanı Sefer Göltekin.
Başkan Erkan Aydın’ın da söylediği gibi; Güney Bursa, kısa sürede Bursa’ya mal olan bir yerel kültür dergisi. Bir iletişim kanalı aynı zamanda…
Şu an Dağ-Der’in yürüttüğü en büyük proje, Dağder Kültür Merkezi (DKM). Tahtakale’de eski bir konak restore edilerek kültür merkezine dönüştürülüyor. Bu yıl sonuna kadar tamamlanması planlanıyor.
Yerel kültüre hitap ettiğinden, alanında rakibi de olmayacak.
Dağ-Der’in yeni dönem için projeleri de sırada...
Kültür merkezi açılır açılmaz, dört dağ ilçesinde, kız öğrenci yurdu yapmak için kolları sıvayacaklarını öğrendik.
Bununla ilgili Fan Kulüp ile protokol imzalamışlar.
300 bin nüfusu kapsayan dağ yöresinin en önemli sorunlarının başında, “eğitim” sıkıntısı geliyor. Dolayısıyla çok isabetli bir karar.
Yoğun nüfusuna paralel, en az iki milletvekili ile temsil edilmesi gerekirken, bu dönem yörenin vekilsiz kalması, bölgenin siyasetteki ağırlığını azaltan bir etken.
Bunu aşmak için de çaba sarfedilmeli.
“Dağlı” en az bir adayın listeye alınması için siyasi partilere itici bir güç oluşturabilirler.
Bu, derneğe siyaset karıştırmak anlamına gelmez.
Sloganlarında olduğu gibi;
Dağ yöresinin “Gelenekle Geleceğe” yürüyüşünde, bölgenin bütün sorunları, sıkıntıları, yatırımları ve projelerinin bütün bir konsept halinde ele alınması zorunlu.
DKM önemli bir adım.
Bu adımın ilerisi de, koşar adımlarla gelir.
Desteğe, ilgiye hasret dağ bölgesi için umut verici çalışmalara imza atan Dağ-Der yönetimini ve bu kültüre hizmet eden, emeği geçen herkesi kutluyorum.
Siyasilere de şunu söylemek istiyorum:
Mikro milliyetçiliği, lobiciliği bir kenara bırakın. Bursa’da yaşayan, bu kentte doyan herkes, elbette Bursalı’dır ve iyi hizmeti hak eder.
Bu şehrin kuruluşundan bile önce yöreye gelen, bu toprakları koruyan, sahip çıkan güney bölgesini de görmelisiniz, oradaki insanların sıkıntılarıyla samimiyetle ilgilenmelisiniz.
Sorunlarını çözmeli, ihtiyacı olan konularda destek olmalısınız.
Sadece seçim zamanı gitmek yetmez.
Bursa Hayat Gazetesi
Yusuf Kayışoğlu'nun Kaleminden
Mayıs ayında güven tazeleyen Erkan Aydın başkanlığındaki Dağ-Der yönetiminin bir yıldır çıkardığı bir dergi var.
Adı güneybursa...
Bir yılını doldurdu.
Bu nedenle dün Dağ-Der yönetim kurulunun bir basın toplantısı vardı.
Yönetim kurulunun hazır bulunduğu toplantıda Aydın, güneybursa'nın kent kültürünün bir parçası olması için çabaladıklarını belirtiyordu.
Her ay çıkan derginin bundan sonra da periyodik olarak yayınına devam edeceğini vurguluyordu.
Tahtakale'de restorasyonu devam eden Dağ-Der Kültür Merkezi'nin bitirilmesini kendileri açısından en önemli proje olarak nitelendiren Aydın'ın üstünde durulması gereken bir açıklaması daha vardı dün.
Orhaneli, Keles, Harmancık ve Büyükorhan yöresinde en önemli sorunun eğitim olduğunu ifade eden Dağ-Der Başkanı Erkan Aydın, kız çocuklarının okuyabilmesi için öğrenci yurtları yapmayı hedeflediklerini belirtiyordu.
Yoksulluk ve barınma nedeniyle kız çocuklarının okutulmadığını, çocuk yaşta evlendirildiğini ifade eden Aydın, yapılacak yurtlarla bu sorunun büyük ölçüde aşılacağını belirtiyor.
Bu noktada çok haklı.
Dağ-Der'in bu projesine Bursa da güçlü destek vermeli...
Çünkü, bu proje dağ yöresinin kalkınmada öncelikli bölgeler kapsamına alınması kadar önemli.
Aydın, bu projede kendilerine ilk destek sözünün Fan Club'ten geldiğinin de altını çiziyordu.
Olay Gazetesi
Yüksel Baysal'ın Kaleminden
Ne zaman arabanın yönünü Uludağ’ın arka yüzü, dağ ilçelerine çevirsem, içimi bir hüzün kaplıyor.
“Onca yoksulluk varken” diye bir kitap okumuştum zamanla…
Hep onun başlığı gelir aklıma…
Onca güzellik varken, bu yokluk niye?
Niçin Dağ’ın makus talihi bir türlü yenilemiyor?
Rakamlar Ak Parti eski milletvekili Faruk Ambarcıoğlu’ndan…
Türkiye’deki 832 ilçe arasında gelişmişlik düzeyi açısından Büyükorhan 717. sırada bulunuyor.
Harmancık 600 küsurlu bir rakamda, Keles 550 civarında, Orhaneli ise 510. sırada…
Düşünebiliyor musunuz, Türkiye’nin en gelişmiş kentlerinin başında gelen Bursa’nın burnun dibindeki ilçeler; bu ülkenin en az gelişmiş ilçeleri arasında…
Bu bizim ayıbımız…
Bu Bursa’nın büyük yanlışı…
Bu Bursa siyasetçilerinin çapsızlığının bir göstergesi…
Anadolu’daki bu ilk Türk yerleşim yeri sürekli göç veriyor.
Yöre insanı sıkıntılı…
İşsizlik olağanüstü boyutlarda…
Dağ ilçelerinin sorunlarına çözüm aramak için 1986 yılında Bursa’da yaşayan Dağlılar bir dernek kuruyor.
Dağ-Der adlı bu kuruluş, o yörenin sorunlarını dile getirmek için çaba gösteriyor.
Bugüne kadar çok çeşitli etkinlikler yaptı bu dernek…
Ancak takdir edilmelidir ki, Dağ’ın devasa sorunlarını, bir derneğin çözmesi olanaklı değil…
Onun için siyasetçilerin az gelişmiş Dağ ilçelerinin sorununu acil bir gündemle ele alması zorunlu…
Birinci Ak Parti iktidarı döneminde yörenin çocuğu Faruk Ambarcıoğlu, dört dağ ilçesine büyük hizmetler yaptı.
Bu dönem ne yazık ki, Dağ ilçelerini temsilen bir milletvekili yok.
Ne Ak Parti’de var, ne CHP, ne MHP’de…
Derneğin mayıs ayında yapılan yeni genel kurulunda başkanlık görevine Erkan Aydın yeniden getiriliyor.
Yönetimde tanıdığımız/sevdiğimiz dostlarımız var.
Olay gazetesinde (AKP övgüsü yazıları hariç) çok güzel yazılar kaleme alan İhsan Aydın kardeşimiz, Büyükşehir Zabıta Müdürü Hüseyin Koçak, bürokratik yaşamında Bursalıların gönlünde taht kuran İsmail Fedai dostumuz, yeni yönetimde tanıdığımız isimler…
Dün hem kongre sonrasında yenilenen yönetimle basının karşısına çıktılar hem de bir yıldan bu yana yayınlanan “güneybursa” adlı yayın organının yaş dönümünü kutladılar.
Dergilerin yaşam savaşı verdiği bir dönemde “güneybursa” adlı bu güzel yayın organının bir yaşını doldurması çok anlamlı…
12 sayı yayınlayabildiğimiz Demokrat Bakış dergisinde yaşadığım zorluğu düşündüğümde, doğrusu Yayın Yönetmeni Sefer Göltekin’in bu çabasına büyük saygı duydum.
Kendisini yürekten kutluyorum ve dağ yöresinin kültürünü yansıtan bir tür ansiklopedi gibi olan “güneybursa”nın daha nice yıllar devam etmesini diliyorum.
yenieksen.com
|